Cemre Menteşe - Psikolog | Cinsel Travmalar
243
post-template-default,single,single-post,postid-243,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,qode-theme-ver-11.1,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1.1,vc_responsive

Cinsel Travmalar

Cinsel Travmalar

Travma, kişinin çaresizlik ve korkunun en uç noktaları ile yüz yüze gelmesine yol açar. Kişi, kendisini tehlikeye sokan bu duruma uygun cevap veremediğinde travmatizasyon ortaya çıkar. Kişinin hayatı üzerindeki hakimiyetini tehlikeye girerek zarar görmesi ise travmatik yaşantılar olarak tanımlanır. Tecavüz, istismar, taciz gibi olaylar cinsel travmalar olarak bu travmatik yaşantıların içine dahil olur. Travmatik olaylarda kişi iç benlik uyumu ile dış çevre arasındaki dengeyi kaybeder. Yoğun heyecan ve korku yaşatan cinsel travmalar, kişinin hayatı üzerindeki kontrolünü kaybetmesine yol açabilir. Kişi günlerce bozulan bu dengeyle birlikte psikolojik reaksiyonlar gösterebilir.

Taciz, tecavüz, istismar gibi cinsel travmalar ne şekilde ve ne boyutta yaşandığı elbette kişinin verdiği psikolojik reaksiyonları etkilemekle birlikte yinede kişinin ruhsal yapıyısıyla kişiden kişiye psikolojik reaksiyonları değişebilir. Cinsel travmalar, bireyin hayatında hatırlamak istemediği en çok korktuğu ve bu durumdan çekindiği travmalardır. Çoğu kadın bu cinsel travmalara maruz kaldığında genellikle yakınlarından çevresinden saklar, destek aramaz. Her toplumda karşılaşılan bu cinsel travmalarla baş etme konusunda yaşanılan kültüründe çok etkisi vardır. Özellikle kişisel hakların gelişemediği kapalı toplumlarda cinsel travmaların saklanması, kimseye söylenememesi bir destek görememe mağduru sonrasında yaşayacağı  daha da zorlukların içine sokar. Kişi için travma anının zor olmasının yanında bunu paylaşamamak destek görememek daha da zorlaştırır bu süreci. Araştırmalara göre cinsel saldırıların çoğunluğu mağdurun tanıdığı biri tarafından uygulanmaktadır. Bu durum kişinin başkalarıyla paylaşamamasını ,yakın çevresine bunu açıklamasını zorlaştırmaktadır. Kişinin yaşadıklarını travma anındaki yoğun korku ve heyecanı paylaşamamış olması ve destek görememesi kişinin travma sonrasında yaşayacağı sıkıntıların yoğunluğunu daha da artırmaktadır.

Cinsel travmaya uğrayan bir kadın mutlaka travma anı ve travma sonrasında yaşanılan psikolojik reaksiyonlar için psikolojik destek alması gerekir. Psikolojik travmaya dair uygulanılan psikoterapi yöntemleriyle travma üzerine çalışmalar yapılmalıdır. Kişinin travma anı ve travma sonrasındaki sorunlarını anlama, açığa kavuşturma ve müdahale etme, çözüme kavuşturma konusunda profesyonel desteğe ihtiyacı vardır. Travma üzerine uzmanlaşmış yöntemlerle kişi daha hızlı toparlanma ve tedavi sürecine girer. Travma sonrasında ilk adım güvenli ortam yaratmaktır mağdura.  Psikoterai yöntemleriyle birlikte hem travma anı için hem travma sonrası için gelişen semptomlar ortadan kaldırılabilir , travma anında oluşturduğu yanlış bilişleri analiz edilerek daha olumlu olanlarıyla yer değiştirilir.

Travma sonrasında tek tip tepkiler yoktur. Klinik olarak travma sonrası stres bozukluğu, akut stres bozukluğu, psikotik tepkiler, madde kullanımı,depresyon, cinsel fonksiyon bozuklukları  gibi ruhsal bozuklarlar ortaya çıkabilir. Kişi bu klinik sorunların yanında yoğun korkular yaşar. Tacizin tekrar olabileceği korkusu, travmanın her an gözünde olması, çaresizlik, rüyalarda sürekli travma anını görme, ve travma anı duygusundan çıkamama. Kişi bunların yanında toplumdan uzaklaşma kendini her şeyden soyutlama düşmüş benlik saygısı, güven problemleri içine de girebilir.

No Comments

Post A Comment