Cemre Menteşe - Psikolog | Çocuklara Cinsellik Nasıl Anlatılmalı?
248
post-template-default,single,single-post,postid-248,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,qode-theme-ver-11.1,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1.1,vc_responsive

Çocuklara Cinsellik Nasıl Anlatılmalı?

Çocuklara Cinsellik Nasıl Anlatılmalı?

Ailelerin çocuklarına cinsel eğitim vermesi her gelişim döneminde önemle durulması gereken noktalardan biridir. Sağlıklı bir cinsel gelişimin oluşması, çocuğun korku ve kaygılarının ortadan kaldırılması bu konuyu daha da önemli kılmaktadır. Ailenin cinsel eğitim denilince çekingen tavrı sıkça karşılaşılan bir mesele durumuna gelebiliyor. Bu duruma Türk toplumunun kapalı sistemi ve çocuk eğitimi konusunda bilinçsiz olması da sebebiyet vermektedir. Elbette çocuklarla cinselliğin konuşulması çok kolay bir durum değildir. Çok hassas ve ince detayları olan ama aynı zamanda sadeliği olan bir konudur.

Birçok ebeveyn çocuklarından “Ben nasıl doğdum ?” , “Neden benim de Pipim yok? ” gibi bu ve benzeri sorularla çok karşılaşırlar. Aslında çocuklar ilk farkındalığı 3 yaş döneminde cinsiyet farklılıklarını keşfederek başlar. Kız erkek farkının anlaşılması için sorularının doğru ve yeterli şekilde cevaplandırılması gerekir. Bir kız çocuğu bir erkeğin cinsel organını gördüğünde kendininkinin neden farklı ya da eksik olduğunu sorabilir. Bu tarz sorularla karşılaştıklarında ebeveynlerin çocuklarına “ Bir eksikliğin ne onun ne de diğerinde olmadığının ve Sen kız oda erkek olarak dünyaya böyle geldiniz ” demesi yeterlidir. Bununla birlikte bu yaşlarda çocuğun nasıl doğduğu ile ilgili sorularında dikkatli bir şekilde cevaplandırılması gerekir. Seni leylekler getirdi, kuşlar getirdi masalının çocukların cinsel eğitiminde yeri yoktur. Etrafında hamile bir anne gören ya da çocuğun annenin karnında geliştiğini öğrenen çocuklara anne ve babanın yumurtalarının birleşip, bebeğin annenin yoluyla anne karnında geliştiği açıklanmalıdır. Gelişimin tamamlandıktan sonra bir uzman ya da doktor tarafından oradan çıkarıldığını açıklamak gerekmektedir. Bunun yanında gereğinden fazla bilgi verilememesi de gerekir.

En önemle durulması gereken nokta, o yaştaki çocuğa gereğinden fazla bilginin verilmemesi gerektiğidir. O yaştaki çocuğun eğer bu soruları sorarsa yanıtlamak başka önemli noktalardan biridir. Genellikle karşılaşılan kaygılardan birisi ebeveynin çocuklarının sorularını yanıtlarsa çocuğun merakının daha da artacağı yönündedir. Aksine çocuk bu durumu özümseyip, kafasını kurcalamayacak, korku ve kaygılarını artırmayacaktır. Olumsuz nitelendirilen cinsel eğitimdeki hatalardan birisi çocuğa hiç cinsel bilgi vermemek ve bunu ayıp, günah diye çocuğun sorularını yanıtsız bırakmaktır. Bu tutum, çocuğun bu konular üzerinde asla ebeveyniyle konuşamayacağı  algısına sebep olabilir. Gerekli bilginin ebeveyni tarafından verilmemesi çocuğun bilmediğiniz bir kaynaktan edineceğine yol açarak daha tehlikeli bir durum ortaya çıkarabilir. Çocuklarla güvene dayalı bir ilişki kurarak ortada cinsellikle ilgili yanlış ve bulanık bilgiler varsa bu bilgileri düzeltebilirsiniz.

Çocuğun en net cinsel eğitime başlama dönemi size bu konuyla ilgili sorular sormaya başladığı dönemdir. Bu dönemin öncesinde çocuk hazır olmadan bu bilgileri paylaşmak çocuğun cinsel eğitiminin olumsuz sonuçlanmasına yol açabilir. Anne babanın çocuğun gelişim dönemlerini dikkate alarak cinsel eğitimi o yaş döneminin gerekliliklerini düşünerek eğitmesi ve çocuğun sorularını cevaplaması gerekmektedir. 0-6 yaş dönemindeki çocuğun cinsel davranışları ve sordukları sorular kendi bedeni, kendi var oluş biçimlerini ve sahip olduğu özellikleri (cinsiyet, içgüdü, dürtü, haz odaklılık vb.) tanımaya yöneliktir. Bu dönemde çocuğa hangi dokunmaların uygun olduğu hangi dokunmaların uygun olmadığı açıklanmalı ve öğretilmelidir. Dokunmanın öneminin yanında ona mutlaka birinin dokunuşundan rahatsız oluyorsa bunun doğru olmadığı ve bu kişiyi nasıl durduracağı öğretilmelidir. Anne ve babasını bu konuda mutlaka haberdar etmesi gerektiğinde çocuğa net ve sade bir dille anlatılmalıdır. Anne babanın bu gelişim döneminin ihtiyaçları doğrultusunda doğru ve yeterli bilgiyi çocuk sorduktan sonra vermelidir.

Nelere dikkat etmeliyiz ?

  • Terimleri, doğru sözcükleri, kullanmak hem ebeveynlerin hem de çocukların yaşadığı gerginliği, utanma-sıkılmaları azaltması açısından faydalı olacaktır.
  • Çocuğunuza iyi dokunuş ile kötü dokunuş arasındaki farkları öğretin.
  • Genital bölgenin özel bölgeler olduğunu ve bunun anne babanın ve doktorun dışında doktorunda anne baba yakınında dokunması gerektiğini açıklayın.
  • Toplum içinde uygunsuz cinsel yönelimli davranışlarla karşılaşıldığında “Bunu burada yapmamalısın” gibi net ve sade bir dille uyarılar yapılmalıdır. Çocuğa yaptığınız tehdit ve korkutmalar onun bu konuyla ilgili kaygılarının oluşmasına neden olabilir.
  • Çocuğun mastürbasyon yapmasının sağlıklı olduğu unutulmamalı sadece yoğun ve sık olmaması gerektiğini ebeveyni takip etmelidir. Çocuğa bunun normal ve sağlıklı olduğunun sadece kendi odasında bunu yapması gerektiği öğretilmelidir.
  • 6 -9 yaş aralığında çocukların soyut düşünme dönemine geçişleri başlamıştır. Sevmenin, sevişmenin,seksin ne olduğuna ilişkin meraklı sorular sorabilir. Eğer nasıl cevap verileceği bilinmiyorsa bununla ilgili soru sorduğu için çocuğa teşekkür edilmeli ve ondan ona uygun cevaplar verebilmek için zaman istenmelidir. Çocuğa sevişmeyi yetişkinlerin sevmeyi gösterme biçimi olarak açıklanmalıdır.
  • 9-12 yaş aralığında cinsellikte konuşmaktan hoşlanmadığı dönemde olan çocuğa ön ergenlikle vücudundaki değişiklikler için bilgiler verilmelidir. Çocuğun sivilce, bedenin kıllanması, kızlar için göğüslerin belirginleşmesi ve regl olmak, erkekler için sesin kalınlaşması, bıyıkların çıkması gibi bedensel değişikliklerinin nedenleri açıklanmalıdır. Bedensel değişikliklerinin yanında duygusal değişikliklerinde olabileceğini belirtmek çocuğun kaygılarını azaltabilir ve bu dönemde bunları yaşamasının normal olduğunun algılanmasını sağlayarak çocuğun kaygılarının rahatlamasına yol açacaktır.

Psikolog Cemre Menteşe

No Comments

Post A Comment