Cemre Menteşe - Psikolog | Korona Virüsü için Psikolojik Dayanıklılık Şart !
609
post-template-default,single,single-post,postid-609,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,qode-theme-ver-11.1,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1.1,vc_responsive

Korona Virüsü için Psikolojik Dayanıklılık Şart !

Korona Virüsü için Psikolojik Dayanıklılık Şart !

Hayatımızı tehdit eden korona virüsüne yakalanma korkusunu hemen herkes yaşamaktadır. Bulaşma riski çok yüksek olan ve şu an tüm dünyada önemli tedbirler alınan ve alınacak olan bu durum hepimizi tabiki endişelendirmekte. Böylesi gerçek bir tehditle çok sık maruz kalmadığımızdan hepimiz farklı farklı tepkiler verebiliyoruz. Kimimiz çok korku içinde kimimiz şok halinde kimimiz “bana bir şey olmaz” ifadeleriyle tepki vermekte. Tepkilerimiz ne olursa olsun, önemle bilmemiz gereken bir bilgiyi bir ruh sağlığı çalışanı olarak bildirmenin mecburiyeti içinde olduğumu düşünüyorum.

Bedenin hastalığa yenik düşmesi savunma sistemlerimiz olan bağışıklık sistemimizin çöküşü ya da zayıflayışıyla meydana gelir. Savunma sistemlerimiz ruh sağlığımızla çok yakın bir ilişkide çalışır. Eğer biz çok yüksek düzeylerde korku ve endişe ile zihnimizi meşgul edersek bedenimizin hastalığa yakalanma riski artacaktır. Alınabilecek tüm sağlık çalışanlarının önermiş olduğu tedbirlerin yanında dayanıklılığımız artırmak ve bu kaygı dolu günlerimizi sağlıklı yönetebilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Aksi takdirde yaşadığımız yoğun kaygılı ve panik halin hepimizin bilinçli ve mantıklı davranmasına engel olabilir.

Unutmayalım kaygı virüsten daha bulaşıcıdır. Yoğun endişe ve panik bizim beynimizde bazı korku ile ilgili merkezlerin çok yoğun çalışmasına neden olur. Beyin sürekli bu panikle bir tehdit altındayken, mantıklı düşünme, muhakeme yapma, analiz edebilme becerilerini yeterli düzeyde kullanamaz. Tüm bu salgın ortamında çalışmak zorunda olduğumuz gerçeği içinde olanların daha izole olmayışlarıyla takılı düşüncelerinden uzaklaşıp yapılabilecek tüm önlemlere odaklanmaları ve hepimizin yaşadığı bu kaygı ve stresi doğal sürecinde yaşamaları gerekmektedir. Aynı şekilde işveren olarak, iş sağlığı gereğince çalışanlarının yaşadığı panik ve kaos ortamı oluşturmamak adına tedbir almak mecburiyetinde olan kişilerin öncelikle kendilerinin yaşadığı kaygı ve panik tepkilerinin sağlıklı düzeyde olup olmadığı düşünmesi, şu kriz döneminde alınan kararların birkaç kez gözden geçirilerek ve işbirliğince alınmasının yanında gündeme yönelik sık sık güven ve destek içerikli geri bildirimler verilmesi daha sağlıklı çalışma ortamı yaratabilir. Kaygının ve stresin performansımızı düşürdüğünü hepimiz birçok bilim insanından duymuş olabiliriz. İşte tamda bu noktada mantığımızın önüne geçecek,  paniğin bizi dehşete düşürmesine izin vermeden bu korku ve paniğimizi sağlıklı düzeyde tutmalıyız.

Hayatımızı tehdit eden korona virüsü korkusunu hepimiz hep birlikte yaşıyoruz, alınabilecek önlemler konusundan yetkililerin aktardığı tedbirleri dikkate almamız yapılacakların en başında gelmektedir. Yetkililerin belirttiği sosyal mesafe koyma kuralının ev ortamı, iş ortamı, sosyal ortamlar gibi her ortamda sağlanması gerekmektedir. Fiziksel önlemleri aldıktan sonra ruhsal açıdan dayanıklılığımızı artırmak, korku ve kaygı ile sağlıklı baş edebilmek için şu önlemler alınabilir:

  • Panik, korku ve kaygıyı yoğun hissettiğiniz anlarda nerde ne yapıyor iseniz durun. Rahat bir nefes alın, nefes alışlarınız kısa verişleriniz çok uzun şeklinde gerçekleşsin. Yaklaşık bir iki dakika bu şekilde bir mola verin. Bütün işleriniz için acele etmeyin belli bir süre yavaşlama döneminde olduğunuzu düşünün.
  • Kendinize zaman ayırma vakti olarak düşünebilirsiniz bu dönemi. İşten artan zamanlarınızda bu korkuyu daha iyi karşılayabilmek ve yönetebilmek adına kendinize zaman ayırın. Kendinize iyi gelen, iyi hissettiğiniz üretebildiğiniz spor, hobi, kitap okuma, film izleme gibi listeleri oluşturabilir, bunu sterilize edilmiş ortamlarınızda gerçekleştirebilirsiniz.
  • Gündemi sağlıklı bilgi veren yetkili kişilerce takip edin. Mutlaka izlediğiniz ve takip ettiğiniz kişileri seçmeye çalışın. Bunun yanında panik ve endişe verici görüntüleri tekrar tekrar izlememeye çalışın.
  • Pozitif bir çerçeve her zaman başucunuzda bulunsun. Olumlu düşünmeyi bırakmamaya özen gösterin.

Korona virüsü ve salgın ortamından en çok etkileneceklerin başında şu an yoğun kaygı ve korku içerisinde olan, Kaygı bozuklukları, Panik Bozukluk ve Obsesif Kompulsif Bozukluk ile tanısı olan kişilerdir. Kontominasyon ( bulaşma ) gibi zihinden uzaklaştırılamayan düşünceleri olan ve bu yatkınlığı olan OKB tanılı kişiler, yoğun ve yaygın düzeyde “bana bir şey olacak” ya da “kötü bir şey olacak”  düşüncesini sık sık düşünen kaygı bozukluğu tanısı olan ya da yatkınlığı olan kişiler için durum biraz daha kontrol dışı ilerleyebilir. Bu kişiler baş edilemez düzeyde korku ve panik içerisinde ise ve günlük temel işlevlerini bile yerine getiremez noktasına geldiler ise mutlaka ruh sağlığı uzmanlarına başvurmaktan çekinmemelidir. Özellikle dışarı çıkarsam hastalık bulaşabilir korkusu içerisinde yaşayanlar için ruh sağlığı çalışanları online üzerinden danışmanlıklarına devam etmektedir. Bu noktada bu şekilde çalışan uzmanlardan destek alınabilir.

Cemre Menteşe
Uzm. Klinik Psikolog

 

 

No Comments

Post A Comment